scorecardresearch
Daha iyi hizmet vermek için bu websitesinde çerezler kullanıyoruz.

İçeriği ve reklamları kişiselleştirmek, sosyal medya özellikleri sunmak ve trafiği analiz etmek için çerezler kullanıyoruz. Sitemizi kullanımınızla ilgili bilgileri ayrıca sosyal medya, reklamcılık ve analiz iş ortaklarımızla paylaşabiliriz. İş ortaklarımız, bu bilgileri kendilerine sağladığınız veya hizmetlerini kullanırken topladıkları diğer bilgilerle birleştirebilir.

Çerez nedir?

Çerezler, web-sitelerinin, kullanıcıların deneyimlerini daha verimli hale getirmek amacıyla kullandığı küçük metin dosyalarıdır. Yasalara göre, bu sitenin işletilmesi için kesinlikle gerekli olan çerezleri cihazınıza yerleştirebiliyoruz. Diğer çerez türleri için sizden izin almamız gerekiyor. Bu site farklı çerez türleri kullanmaktadır. Bazı çerezler, sayfalarımızda yer alan üçüncü şahıs hizmetleri tarafından yerleştirilir. İzniniz şu alanlar için geçerlidir: web.tv

20 Ocak 1990 Bakü katliamı (Yanvar Katliamı) karanfillerin ağladığı gün.

9 izlenme
Kategori Haber
Eklenme Tarihi 2 yıl önce
DilTürkçe
Açıklama
Soykırım, bir insan topluluğunun etnik veya dini ayrımcılık nedeniyle silahlı güçler tarafından kısmen ya da tamamen yok edilmesi anlamına gelir. Bu bağlamda, Osmanlı döneminde Ermeni Taşnak ve Hınçak çetelerinin; Kıbrıs Çıkartması öncesinde Rum milislerin ve günümüzde Karabağ'ı işgal etmiş durumda bulunan Ermenilerin Türklere karşı yaptıkları eylemler, soykırımdır. Fakat bize yönelik sahte Ermeni soykırımı iddialarında bulunanların yüzlerine, başımıza gelen gerçek soykırımların belgelerini ne yazık ki çarpamadık; daha doğrusu ülkemizi yöneten alçaklar çarpamadılar.
Bir diğer soykırım vardır ki, kırılan tutsaklık zincirlerinin üzerinden doğan bağımsızlık güneşinin bedeli olmuştur.
1990 yılının 19 Ocak'ını 20 Ocak'a bağlayan gece Moskof tankları Bakü sokaklarına girerken, 35.000 Rus askeri de şehri işgal etti.
Rus uşağı Haydar Aliyev, general mevkiisinde olmasına rağmen bu işgale ve devamındaki vahşete seyirci kalarak ihanetler zincirine bir halka daha ekledi. Ama Kızıl Ordu, bağımsızlık ile ruhunu özdeşleştirmiş Türk Milleti'ni durdurmayı başaramadı. Adı "Bağımsızlık Meydanı" anlamına gelen Azadlık Meydanı'nı dolduran binlerce Azerbaycan Türkü, katledileceklerini bildikleri halde "BİR KERE YÜKSELEN BAYRAK BİR DAHA İNMEZ" diye haykırarak tankların üzerine yürüdüler.
20 Ocak sabahı, Azadlık Meydanı kan gölü halindeydi. Kadın ve çocuklar da dahil olmak üzere 170 soydaşımız bütün dünyanın gözleri önünde Moskof tarafından hunharca katledilmiş, 800'den fazlası ağır yaralanmış, onlarcası ise gemilere bindirilip Hazar denizinin karanlık sularında batırılarak yok edilmişti.
"İnsan hakları" bekçiliğine soyunan; ermeninin, kürdün olmayan hakkının peşinde koşmayı kendilerine görev bilen batılı devletler bu katliamı sadece izlemekle yetindiler. Hiçbirinden çıt çıkmadı.
20 Ocak, Azerbaycan Türkleri'nin Bozkurt Ebulfez Elçibey önderliğinde Rus esaretinden kurtulmaları sürecinin başlangıç tarihi oldu. Dökülen kan yerde kalmadı, Türk Yurdu Azerbaycan SSCB dağılmadan önce bağımsızlığına kavuştu.
20 Ocak gecesi vatan uğruna, millet uğruna, bağımsızlık uğruna Rus tanklarının üzerine yürüyen Türklüğün yılmaz neferleri ise yüreklerde ölümsüzleştiler. Büyük Türkeli'nin bir parçası olan Azerbaycan Cumhuriyeti onların eseridir.
Etiketler