scorecardresearch

METE HAN: TÜM DÜNYA ORDULARININ BAŞKOMUTANI

37 izlenme
KategoriEğitim
Eklenme Tarihi 1 yıl önce
DilTürkçe
Açıklama
Türk ordusunun temelleri, MÖ 209 yılında Türk Hun Devleti hakanı Mete tarafından atılmıştır. Ayrıca şu an ülkelerin askeri yapılanmasında kullanılan rütbe ve Onlu Sistem de Asya Hun İmparator’u Mete tarafından MÖ 209 yılında bulunmuştur.

Türk hakanı Mete, MÖ 209’da dünyanın ilk düzenli ordusu kurmuş ve askeri birliklerde “manga” olarak bilinen onluk sistemi getirmiştir. Günümüzde Türkler ve diğer milletlere ait askeri birlikler, Mete’nin getirdiği sistemi kullanmaktadır. Bu sisteme göre; en küçük birlikler on kişi, en büyük birlikler ise on bin kişiden oluşmaktadır. Onbaşı, yüzbaşı, binbaşı gibi terimlerde Mete’nin getirdiği sistem ile kullanılmaya başlamıştır.
****
Bugünün yumuşamış insanları, şüphesiz, böyle bir şeyi yapamaz ve yaptıramazlar. Fakat az kuvvetle çok iş yapmak, büyük devlet kurmak ve millet yaratmak isteyenlerin felsefesi de pörsük bir ruha dayanamaz. Tanrıkut Mete, Türk milletinin edebi disiplinini kurdu ve bütün dünyaya askeri disiplinin ne olduğunu, neler yapabileceğini gösterdi.

Disiplin, körükörüne itaattır ve körükörüne itaatta en büyük yaratıcı şuur gizlidir. Buhranlı anda, ölümün karşısında, tartışmakla hiçbir güçlük çözülemez. İtaat edilen yanlış karar bile, tartışılan doğru karardan daha verimlidir. Mete’nin Hunlarının yiğitliğe ve nişancılığa ihtiyaçları yoktu. Lüzumundan çok cesur ve nişancı idiler. Mete, bu meziyetlere disiplini de ekleyerek Türk ırkını edebileştirdi.

Mete’nin, büyük bir askeri felsefenin kurucusu olduğunu zaman ispat etti. Türk ordusu, Mete’nin prensiplerine sadık kaldığı müddetçe yenilmedi, yenilse de hemen toparlanmasını bildi. Mete’nin prensiplerinden uzaklaşınca bozgunlar kendini gösterdi.

30 Ağustosu anarken, onun şehitlerini ve bütün savaşların şehitleri olan elli milyon kahramanı kutluyoruz. Milletimizin özü olan ordumuzu ve onun şeref tablosunu düşünüyoruz. Subaylarımızın Tanrıkut Mete ordusu subayları kadar çelik iradeli olmasını diliyoruz askerliğin zorlaştığı çağımızda, subay ve astsubaylarımızın daha çekirdekten yetişmesini istiyor..
Hayat savaştır. Ölümden korkanlar yaşamasın. Bayraklar, nasıl kanlandıkça bayrak oluyorsa, toprak nasıl kanla sulandıkça vatan haline geliyorsa, toplumlar da ölmesini bildikleri nisbette millettirler. Ölümden ancak hayvan ve hayvanlaşmış insan kaçar. Ölümlerin en güzeli ise, yurt ve şeref uğrunda ölümdür. İçimizi sızlatan şehitlerimiz aynı zamanda övüncümüz ve sevincimizdir de…
Bu yazı, Türkçülerin, Türk ordusuna, onun elli milyon şehidine ve yarınki şehitlerine saygı duruşudur.

Hüseyin Nihâl ATSIZ, Milli Yol Dergisi, 31 Ağustos 1962, Sayı: 31